fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Sivas Haberleri

Sivas haberleri,sivas,sivas resimleri,sivas haber,sivas ilçeleri,sivastan haberler,sivas haberdar et,abone ol,hafik,zara,suşehri,akıncılar,şarkışla,yıldızeli,ulaş,altınyayla,kangal,koyulhisar,gürün,gemerek,divriği,imranlı,doğanşar,sivas ile ilgili yazılar,sivasspor,

Sivasspor'u İngiliz sistemiyle zirveye taşıdık

bulent-uygun

Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran Sivasspor'un genç ve başarılı teknik direktörü Bülent Uygun, 4 büyükler dışında üst üste iki sezon ilk yarıyı lider bitirerek başarılarının tesadüf olmadığını herkese ispatladıklarını söyledi.

Bu sezon daha dikkatli ve istekli bir futbol ortaya koyduklarını dile getiren başarılı teknik adam, "Türkiye'de 3 takım ilk yarıyı lider bitirme şerefine ermiştir. Geçen sene yaşadığım tecrübeler, 6-7 haftada yaşadığımız stres, ligde 5 puan öndeyken şampiyonluğu kaybetmemize neden oldu. Aynı hataları tekrarlamayacağız." dedi. Başarılı çalıştırıcının en büyük hayali, Anadolu'dan şampiyon bir takım çıkartmak. Süper Lig'deki antrenör seyahatinden de rahatsız olan Uygun, Sivasspor'da İngiliz sisteminin hakim olduğunu söyledi. Uygun'la sezonun ilk yarısını ve Sivasspor'u konuştuk.

İlk yarı Sivasspor açısından nasıl geçti?

Geçen sezon yakaladığımız başarı, açıkçası insanlara birçok şeyin eskisi gibi olmayacağını gösterdi. 4 büyüklerin dışında şampiyonluk ihtimalinin verilmediği ligde, Sivasspor oynadığı futbol ve aldığı galibiyetlerle hem Anadolu'da en çok galibiyet alan takım hem de şampiyonluğu son hafta kaybetmesine rağmen, taraftar anlamında gösterdiği, sahada sergilediği futbolla gönüllerin şampiyonu olma başarısını gösterdi. İlk yarıda sergilediğimiz futbolla bunun tesadüf olmadığını gösterdik. Arzuladığımız puanın da gerisinde değiliz. O yüzden takım halinde kurduğumuz sistem, yaptığımız projeler, uyguladığımız metot tamamen takımımızın daha iyiye, daha güzele ve daha ileriye başarılı bir şekilde gitmesini sağladı. Bulunduğumuz konumun da ana teması budur.

Oyuncularınız için özel bir motivasyon veya antrenman programı uyguluyor musunuz?

Bizim Türkçesi türbülans olan bir antrenman metodumuz var. Bu metodumuzla birlikte her futbolcumuzun ayrı ayrı analizleri yapılıyor. Bu analizler futbolcunun kendi gelişimini sağlayabileceği, bununla birlikte daha ileri gidebileceği özel antrenmanlarımız var. Bu antrenmanlarla hem futbolcunun gelişimini, hem takıma katkısının artmasını sağlıyoruz. Futbolcu da bireysel yeteneğini katınca başarı kendiliğinden geliyor. Aile yaşantısına da bu mutluluğu katıyor.

Futbolcularınızın sosyal yaşantılarıyla ve karşılaştıkları sorunlarla bire bir ilgileniyorsunuz...

Evet. Mesela bir futbolcum, yatırım yapacağında, bir ev alacağında 300 milyara mal olacaksa biz kendi kişisel diyaloglarımızla o evi 200 milyara edinmesine yardımcı oluyoruz. Bu tarzdaki girişimler onların hocalarına olan güvenini, aynı zamanda taktiksel anlamda gereken hamleleri daha iyi anlamalarını ve bize olan inançlarının artmasını sağlıyor. Bunun dışında da antrenmanda uyguladığımız metodu sosyal hayatta da uygulayınca takım ve ekip ruhu oluşuyor.

Sivaslıların içeride ya da dışarıdaki maçlarda size yeterince destek verdiğini düşünüyor musunuz?

İstanbul'da 30-35 bin kişiye oynadığımız maçlar oldu. Ankara'da 5-6 bin kişiye oynadığımız oldu. İzmir'de 10-15 bin. Baktığımızda deplasmana giden bir takım için taraftar desteği inanılmaz derecede önemli. Türkiye'de Sivas adına kayıtlı 6 milyon insan var. 10-11 bin kişilik stadımız birçok maçta doldu. Zaten Başbakan'ımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan stadımızın yerini TOKİ'ye vererek onun yerine 35 bin kişilik Avrupa standartlarında bir stat yaptırıyor.

Teknik adam olarak siz başarılısınız. Sivasspor yönetiminin ilk yarı performansı sizce nasıl?

Şimdi Türkiye'de birilerinin bir şeylerden ders alması gerekiyorsa, Sivasspor yönetiminden ders almaları gerekir. Sivasspor Kulübü, 6 yıl önce Sayın Mecnun Otyakmaz yönetimde 800 milyar borçla alındı. Şu an marka değerimiz 40 milyon Euro. Kasamızda 1 trilyon YTL'miz var. Hiç çıkamadığımız Turkcell Süper Ligi'ne çıkıp burada kalıcı olmayı başardık. Şampiyonluğu son haftada kaçırdık. İntertoto'da bir tur da olsa rakibini eleyen, ertesi sezon da istikrar adına tekrar zirveye ortak olan, krize rağmen iyi şekilde yönetilip tesisleşen bir Sivasspor var. Ve maçlardan sonra sonuç ne olursa olsun rakibi alkışlayarak uğurlayan bir yönetim ve taraftar kitlemiz var. Bizde söz ağızdan çıkmadan onarılıp, çıktıktan sonra söze bağlı bir yönetim anlayışı mevcut.

İlk yarıda hakemlerin performansları çok tartışıldı. Sizin bu konudaki görüşleriniz neler?

Yani hemen hemen 15 maçın altısının basın toplantısında proje ürettim onlara. Hakemin antrenman yaptıracak antrenörü yok. Maçlarda oyuncu davranışları ve yapılarını onlara gösterecek bir analiz yok. Sosyal hakları yok, emekli maaşları yok ve işi profesyonelce yapamıyorlar. Saydığım sorunlara çözüm bulunursa hakemler daha az hata yapar. O zaman Anadolu'dan da şampiyon çıkar. Hakemlerimiz UEFA Kupası'nda da Şampiyonlar Ligi'nde de maçlar yönetir.

Türkiye'deki antrenör kısırdöngüsünün önüne nasıl geçilir, sizin bir öneriniz var mı?

Türkiye'de yanlış bir sistem var. Şimdi ben hangi takımda yöneticiysem benim takımımda o ufku gördüğüm futbolcu kardeşim jübile yapar yapmaz, 6 ay boyunca İngiltere'ye gidip dil eğitimi alacak. Antrenmanları, maçları izleyecek ve 6 ay sonunda orada gördüğü eğitimle Türkiye Futbol Federasyonu'na gelip prolisans kursuna giderek hangi alanda lisansını istiyorsa onu alacak, sonra takımındaki yardımcı hocayla birlikte 2 yıl boyunca çalışacak. Türkiye'de genelde sistem günlük ve anlık. Anadolu'nun 50 yıllık tarihinde ilk defa 4 takım şampiyonluğa oynamış, Antep, Bursa, Konya, Kayseri. Siz hoca yetiştirmediğinizde, çevrenizdeki kalıplaşmış isimlere yöneldiğinizde sonuç hep hüsran olur.

Siz rahatsız oluyor musunuz bu durumdan?

Şöyle rahatsız oluyorum. Bir hoca bir takımda 20-25 sene Ferguson gibi çalışmayabilir. Ben 6 senedir Sivasspor'da çalışıyorum. Bizde İngiliz sistemi uygulanıyor. Hem menajer ve teknik direktörlük, hem de kulübün bazı yönetim işleri gibi üçüncü görevi de üstleniyorum. Bunların hepsini bir arada götürüyorum. Ama Türkiye'deki sistemde, her şeyi bilmenize rağmen bu işe direkt yöneticilikten başlayanlar, sizin 25 yıllık tecrübenizi göz ardı ederek futbolu sizden daha iyi bildiğini sanıyor. Futbolu çok iyi bildiğini sanan ve ahkâm kesen bir futbol yöneticiliği var. Bu sebepten hoca kıyımları olacaktır. Allah'tan bu sene yardımcı hoca kıyımları revaçtaydı.

Ara transferde yıldızlarınıza teklifler gelirse ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Bunun kararı yönetimindir. Benim için değişen bir şey yok. Sivasspor'un yararına ise bu uygulanır. Eğer burada Sivasspor'un menfaati ön plana çıkıyorsa benim için bir mahzuru yok. Ama ben izin vermeden de zaten bir futbolcuyu kendileri göndermez. Böyle bir ortamda ben her futbolcumun bir alternatifini bulmuşumdur. Ben de dahil herkesin alternatifi vardır. Sivasspor'da yönetim ve taraftarın alternatifi yoktur.

Sezon sonunda hedefiniz nedir?

Geçen sene yaşadığım tecrübeler, 6-7 haftada yaşadığımız stres, ligde 5 puan öndeyken şampiyonluğu kaybetmemize neden oldu. Oyuncuların ayakları istemeye istemeye maça gitti. Heyecandan top oynayamadılar. Bu sezon kaleci Petkoviç, Balili ve Sedat 6, Yasir 4 ay sakattı. Öyle bir zaman geldi ki, Mehmet Yıldız'ı alan şampiyon olur dedik. Amaç hem Mehmet'in marka değerini artırmak hem de Mehmet'i motive etmekti. Ya da öyle zaman geldi ki 'Bizde her adam satılıktır; ama biz adam satmayız.' dedik. Anadolu takımında oynayıp 100 milyar alırken, sana 3 trilyonluk bir teklif gelirse aklın uçar. Bir de, 'Aman oğlum bizim maçta fazla agresif oynama, seyirci seni sevmez. Aman sakatlanma dönem sonunda seni alamam.' gibi söylemler. Ben sadece filmi başa sardım. Her olayda kendimi ön plana atarak, onlara gelebilecek tehlikeleri önledim. Bu sezon futbolcuların kendilerini yetiştirdi, kendilerine yetiyorlar.

Türk futbolundaki hedeflerinizi paylaşır mısınız?

Anadolu'dan bir takımı şampiyon yapmak. UEFA ve Şampiyonlar Ligi kupalarını kaldırmak. Ama bu kupaları Sivasspor ile kaldırabileceğim diyen adam biraz uçuktur. Ben de uçuk değilim. Sizin bir Anadolu takımı ile ilk 10 yıldaki en büyük hedefiniz şampiyon olabilmektir. Dört büyükler, UEFA ve Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıracak taraftar potansiyeline sahiptir. Onun dışında Milli Takım, Avrupa ve dünya şampiyonluğu yaşamalı. Bu benim antrenörlük kariyerimle ilgili başarmayı istediğim şeyler. Benim esas başarmak istediğim iş, Antalya'da bir arazinin üzerine tam teşekküllü bir spor sağlık hastanesinin kurulması, Türk sporu için bir huzur evinin kurulması, Türkiye'de futbol sendikalaşması, emeklilik sigortası dediğim emeklilik maaşlarının hayata geçirilmesi, hakemlerle ilgili az önce sıraladığım düşüncelerim. BÜLENT KARADAŞ zaman

Yeni yazıları e-posta ile almak için mail adresinizi girin: